iddaa

 
     E-mail Adresiniz :



29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazı Şiir Resim

Konu içeriği: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazı Şiir Resim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazı Şiir Resim 29 ekim ile ilgili resim şiir 29 ekim cumhuriyet bayramı ile


Toplam 1 sonuçtan 1 ile 1 arasındakiler gösteriliyor.
  1. #1
    Profesör
    Standart

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazı Şiir Resim

    PAYLAŞ Bu Konulara Bakmadan Bahis Oynamayınız

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile İlgili Yazı Şiir Resim
    29 ekim ile ilgili resim şiir
    29 ekim cumhuriyet bayramı ile ilgili resim
    29 ekim cumhuriyet bayramı ile ilgili yazı
    29 ekim cumhuriyet bayramının önemi
    cumhuriyet bayramı şiirleri yazıları resimleri





    29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İLE İLGİLİ BİR YAZI :

    Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için Osmanlı Devleti'nin bir gemisi ile, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gönderildi. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenledi. "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcileri (milletvekilleri)forum.vatan.tc 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı "Meclis Başkanı" olarak seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Halk ve düzenli ordular düşmana karşı savaş verdiler, omuz omuza mücadele ettiler.

    Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasını takiben 1 Kasım 1922'de TBMM saltanatı lağvetti. Padişah Vahdettin "vatan haini" ilan edildi ve yurdu terk etti.

    24 Temmuz 1923 tarihinde, İsviçre'nin Lozan şehrinde, Lozan Üniversitesi'nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri tarafından Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Fakat, devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

    Lozan'n kabulü ve barışın sağlanması ile geride Türk Devleti'nin siyasal yapısını belirleyecek devlet şeklinin ve adının ne olacağı sorunu kaldı. T.B.M.M.'nin varlığı ile egemenliğin kayıtsız - şartsız ulusa ait olan, insan haklarına dayanan bir devlet sistemi kurulmuştu. Fakat gerek halkın, gerekse Meclis içinde bulunanların büyük kısmı Padişah'a dinsel ve geleneksel bağlarla bağlıydılar. Padişah'ın işgal ettiği Saltanat - Hilafet makamı yüzyıllardır kökleşmiş bir teokratik sistemdi. 1300 yılından beri de Osmanoğullarından başka hiçbir aile iktidar olmamıştı. Egemenlik biri dinden, diğeri gelenekten gelen iki kaynaktan çıkıyor ve Padişah'ta toplanıyordu. Gerçi İttihat Terakki bu gücü kırmıştı, fakat sistemin özünü, yani egemenliğin kaynağını ve kullanılış biçimini değiştirememişti. Egemenliğin, tanrı hakları sisteminden, insan hakları sistemine geçişin bir sonucu olarak Padişah'tan ulusa geçişi, bir ilke ve ülkü olarak Amasya Genelgesi'nde ortaya konmuş ve 23 Nisan 1920'de B.M.M.'nde somutlaşmıştı. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu da bu temel üzerine oturmuştu.

    Kurtuluş Savaşı ulusal bağımsızlık yanında ulus egemenliğini de açık bir biçimde ortaya koyduğu için Padişah daha başından beri milliyetçilerin amansız düşmanı kesilmişti. M. Kemal Paşa Padişah'ın ihanetini bildiği halde, henüz zamanı olmadığı için Padişah'ı hedef almadı. Genç subaylık yıllarından beri inandığı ve Erzurum'da Mazhar Müfit'e not ettirdiği "Cumhuriyet" inancını "Ulusal bir sır" olarak sakladı. Kurtuluş Savaşı içinde "Cumhuriyetçi" bir düşünceyi ortaya atmak, iç parçalanmaya yol açacağı için bu yola gitmedi. Hatta Sivas Kongresi sırasında "Cumhuriyet" ilan edelim önerilerini red etmişti. Fakat Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı, Türk Ulusu'nun kurtarıcısı M. Kemal, Türkiye'nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını Saltanat'ın kaldırılmasını sağlamakla attı. Saltanat'ın kaldırılışına en yakın arkadaşları bile karşı çıkmışlardı. Meclis'te tutucu kanat direndiyse de, M. Kemal Paşa'nın kararlı ve sert tutumu sonucu Saltanat'ın kaldırılışı sağlandı. Fakat onun bu sert tutumu endişe doğurdu. Bunun bir başlangıç olduğunu görenler çeşitli yöntemlerle M. Kemal Paşa'yı engellemeye çalıştılar.

    2 Aralık 1922'de Meclis'e muhalif grup tarafından bir öneri verildi. "İntihab-ı Mebusan Kanunu"nda değişiklik yapılmasını isteyen önergede "Büyük Millet Meclisi'ne üye seçilmek için Türkiye'nin bugünkü sınırları içindeki yerler halkından olmak ve seçim çevresine yeni gelenlerin ise en az beş yıl oturmuş olmaları" gerektiği kanun hükmü haline getirilmek isteniyordu. M. Kemal Paşa'yı milletvekili seçilmekten yoksun bırakmak isteyen bu önerge üzerine söz alan M. Kemal Paşa, doğum yerinin Türkiye'nin sınırları dışında kaldığını ve bir yerde beş yıl oturmadığını belirttikten sonra, düşmanlara karşı savaştığını, vatanı kurtarmak için hiç bir yerde beş yıl oturamadığını hatırlatıp, ulusun sevgisisi kazanmış bir insan olmasına rağmen kendisini yurttaşlık haklarından yoksun bırakmak isteyen bu kimselerin bu yetkiyi kimden aldıklarını sordu. Önerge red edildi.

    Cumhuriyet'e doğru gidiş bu kararlı sözlerle açıkça görülüyordu. M. Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'de dokuz ilkede görüşlerini toplatarak, programını belirlerken, siyasi biçimlenmeyi de hazırladı.

    Savaş zamanının T.B.M.M.'nin görevi son bulmuştu. Bu sebeple Meclis kendini dağıtıp, seçime gitme kararı aldı. M. Kemal, dağılmadan önce Meclisten 15 Nisan'da, Saltanatı geri getirmeye çalışanları vatan haini kabul eden bir kanun değişikliği ile "Hıyanet-i Vataniye Kanunu"na, ileride gerekirse yine İstiklal Mahkemeleri kurma fırsatını veren bir ek getirdi.

    Yeni kurulacak Meclis'te kuvvetli bir kadro oluşturmayı ve böylece Cumhuriyet'i ilan etmeyi düşünen M. Kemal'in bu çalışmaları yakın arkadaşlarının kendisinden uzaklaşmasını hızlandırdı. Rauf Bey ve arkadaşları, M. Kemal'in partiler üstü kalmasını, politikaya karışmamasını, önererek, O'nu pasif duruma getirmek istiyorlardı. Rauf Bey'in İsmet Paşa ile aralarının açılması da bu ayrılığın başka bir yönü idi. Lozan'dan dönen İsmet Paşa'yı karşılamak istemeyen Rauf Bey Başbakanlık'tan bile istifa etti.

    İkinci Meclis, toplandıktan sonra Lozan'ı onayladı. Artık sorun Türkiye'nin rejiminin belirlenmesiydi. M. Kemal 22 Eylül 1923'de "Neue Treie Presse" adlı bir Viyana gazetesi muhabiriyle yaptığı görüşmede, 23 Nisan 1920'de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanamadığını belirtip, yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi.

    İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi. Atatürk; egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara, "Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz." dedi.

    29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan "Cumhuriyet" önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi. Meclis önergeyi kabul etti.

    Böylece, Türkiye devletinin yönetimi biçimi "Cumhuriyet" olarak, adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak belirlendi. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, ilk "Cumhurbaşkanı" oldu. Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

    Cumhuriyette Atatürk'ün de söylediği üzere, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Millet, seçimle yöneticileri seçebilir.


    ŞİİRLER & MARŞLAR

    29 Ekim Şiir
    Cumhuriyet Bayramı

    Ay-yıldızlı bayrağım,
    Semaları donatmış.
    Bugün bayram var diye,
    Şafak erkenden atmış.
    Yüksek tanklar süslemiş,
    Caddeleri, yolları.
    Bugün gözler ilerde,
    Bugün başlar yukarı.
    Akın akın insanlar,
    Meydanlara koşuyor.
    Bugün bayram var diye,
    Bütün millet coşuyor.
    Bu güzel Cumhuriyet,
    Devletimin temeli.
    El üstünde yaşatmak,
    Hepimizin emeli.
    İ.Hakkı TALAS

    29 Ekim Şiirleri
    CUMHURİYET
    Al yıldızlı al bayraklar,
    Her yanda dalgalanıyor.
    Süslendi evler, sokaklar
    Renk renk ışıklar yanıyor.
    Yirmi üç yıl önce bugün.
    Cumhuriyet kurdu millet,
    Bize büyük Atatürk'ün,
    Armağanı Cumhuriyet.
    En birinci vazifemiz,
    Onun yolunda yürümek.
    Canımız gibi koruruz,
    Cumhuriyet Türklük demek.
    Sevinçle, sağlıkla geçsin.
    Sabahımız, akşamımız.
    Kutlu olsun hepimize,
    Cumhuriyet Bayramımız.
    Vasfi Mahir KOCATÜRK
    29 Ekim İle İlgili Şiir
    Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Şiir
    Gönül verdik,
    Sana erdik.
    Ey hürriyet,
    Cumhuriyet.
    Herkes sever,
    Seni över.
    Ey hürriyet,
    Cumhuriyet.
    Canımızsın,
    Şanımızsın.
    Ey hürriyet,
    Cumhuriyet.
    A. O. Atok


    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Şiir
    ON BEŞ YILI KARŞILARKEN
    Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
    Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.
    Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
    Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.
    Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
    Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,
    Canlansın ışık selleri olsun da o damla
    Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.
    Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
    On beş asır on beş yılın eb'adına girsin.
    Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
    Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.
    Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:
    Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,
    Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
    Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.
    Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
    Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.
    Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir,
    Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.
    Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
    İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.
    Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
    Sen asrını üstünde izin varsa benimse;
    Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
    Mithat Cemal KUNTAY
    29 Ekim Cumhuriyet
    29 Ekim
    Cumhuriyet bayramı
    Geldi bize ne mutlu !
    Bayraklarla donattık,
    Güzel okulumuzu.
    Sokaklarda, evlerde
    Al bayrak dalgalanır.
    Onun o al rengini
    Bütün bir dünya tanır.
    Yirmi dokuz Ekimi
    Karşılarız neşeyle
    Çünkü bugün erdik,
    Büyük Cumhuriyet'e
    Yürüyün arkadaşlar
    Hep ileri koşalım,
    Bugün bayramımız var,
    Gelin bayramlaşalım.
    Ali PÜSKÜLLÜOĞLU

    Cumhuriyet Bayramı Şiirleri
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı


    Faydalı zararlı ne?
    Düştü Gazi'miz öne,
    Sormazlardı kendine.
    Koşup dururdu millet,
    Sultanın emrine.
    Böyle kalmışlık geri,
    Uzun yollardan beri.
    Düşman yok karşımızda,
    Yabancılar girerken,
    Hiç durmadan ileri.
    Ata'mızın izinde,
    Gittikçe daha zinde.
    Dünyayı geçeceğiz;
    Cumhuriyet devrinde.
    Arka çevirip düne.
    Otuz yıl önce bizi
    Kavuşturdu bugüne.
    Sultan yok başımızda,
    Milletin hür sesi var;
    Yükselen marşımızda.
    Devrimler dizi dizi,
    Dünya seyreder bizi
    Hele bir dokun da gör;
    Dalgalanmış denizi...
    Zeki OZAN

    Cumhuriyet Bayramı Şiir
    Cumhuriyet Marşı


    Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet
    Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
    Gazimin sen en büyük yadigarısın bana
    Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
    Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı
    Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı !
    Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet
    Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !

    Cumhuriyet Bayramı Şiirler
    29 Ekim
    En güzel günümüzdür,
    Demokrasi ürünüdür,
    Atatürk'ün eseridir,
    Yirmi Dokuz Ekimler.
    Vatandaşın hür sesi,
    Vatanımın neşesi,
    Kucaklıyor herkesi,
    Yirmi Dokuz Ekimler.
    Cumhuriyet kuruldu,
    Türk'ün sesi duyuldu,
    Törenlerle kutlandı,
    Yirmi Dokuz Ekimler.
    Fethi BOLAYIR

    Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Şiir
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı


    Bin dokuz yüz yirmi üç,
    Saat tam 20.30,
    Duyurdu bir iki, üç.
    Yüz bir pare topumuz
    Sanlı büyük ordumuz
    Ünümüzü dünyaya
    Dağ, taş, dere, ova, çay;
    Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay.
    Asker, işçi, okullu
    Neşe île dopdolu
    Varol ey Cumhuriyet!
    Adı güzel hürriyet!
    Dökülen kanımızla
    Sönmez inancımızla,
    Kavuştuk bizler sana
    Can veririz uğruna.
    Gel tatlı şenliğimiz,
    Gel kutlu benliğimiz,
    Sen, bizim yüzümüzsün,
    Gönlümüz gözümüzsün,
    Damarımızda kansın.
    Dizimizde dermansın.
    Selam ey cumhuriyet!
    Selam ey büyük millet!
    N. Necati ÖNGAY


    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Şiir
    ATATÜRK VE CUMHURİYET
    Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk,
    Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!..
    Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın,
    Duyunca silkindi Türk narasını "Ata"nın!...
    Haykırdı kadın, erkek: "İhtilâl var, ihtilâl"!
    Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl...
    Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı,
    Bütün millet "Kemal"in etrafında toplandı!..
    Dönünce yurt *****n gözleri bir pınara
    Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!..
    Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak:
    Irkının şahlanışı ısırttı "Garb"a dudak!..
    Çekince Mehmetçik'ler kılıçları kınından,
    Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından!
    Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler,
    Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..
    Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi,
    Türk'ün kara bahtını ağarttı "Büyük Gazi"!..
    Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete,
    Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..
    Değildir zindan artık bize Anadolu'muz,
    Cumhuriyet nuruyla aydınlandı yolumuz!..
    Onun kutsal sevgisi taşıyor içimizden,
    Gökler dolusu selâm, ölmez "Ata"ya bizden!..
    Cemal Oğuz ÖCAL

    29 Ekim Şiirleri
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Şiirleri

    Akıllılar cıktı, at koşturduk,
    Orta Asya�ya Turna�ya,
    Beceriksizler çıktı,
    Kapandık Anadolu�ya.
    Kurtuluş savaşı verdik, uğurunda,
    Şehit olduk, birler, binler, hepimiz,
    Bağımsız yaşamak, hür vatanda gayemiz
    Yaşasın Cumhuriyet
    Gönderen: Ahmet Furkan Aydın
    Cumhuriyet Bayramı Şiirleri
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ

    Türk oğlu Türk'üz bu vatanda ebediyen
    Ürkmeyiz ürkmeyeceğiz kat'iyen.
    Rengi al, ay yıldızlı bayrağımız var
    Kanla kemikle kutsallaşmış toprağımız var.
    İnançlıyız, gururluyuz alnımız açık
    Yarınlar bizimdir artık yolumuz açık.
    Elinde silâh Mehmetçik nöbet tutar
    Cin gibi gözleriyle pusuya yatar.
    Umudumuz her şeyimiz gençlerde
    Millet, özgürlük, vatan sevgisi hep gönüllerde.
    Haydi, uyanın... Artık gidiyoruz aydınlığa
    Umudunuzu kaybetmeyin yoksa düşeriz karanlığa.
    Rahat uyusun, şehitlerimiz, atalarımız
    İnmeyecek gökten yere bayrağımız.
    Yorulmak, yılmak yakışmaz bize
    Elbette tarih şaşacak azmimize.
    Türk'üm, Türk'üz, Türk kalacağız
    İlimle, insanlıkla, dünyaya sesimizi duyuracağız.
    Ahmet TAŞDELEN Koçarlı Çok Programlı Lisesi Öğretmeni /AYDIN


    BİR KAÇ RESİM :














  2. The Following 2 Users Say Thank You to Mücahit Tunç For This Useful Post:

    LitéxLovéch (10-29-2010), SaqoLo (10-29-2010)

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 12 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 12 misafir.)

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap
DMCA.com
YASAL UYARI : İddaatahmin.com sitesinde yer alan yorum ve tahminler haber ve bilgi amaçlıdır. Üyelerin yazdığı yorum, tahmin ve bilgiler İddaatahmin.com ' un görüşünü yansıtmaz. Üyeler yazdıkları mesajların içeriği nedeniyle yasal mercilere karşı kendileri sorumludur. İddaatahmin.com ' da yer alan reklam materyalleri Türkiye dışında ikamet eden Türkçe konuşan üyelere yönelik olarak hazırlanmıştır.
7258 sayılı yasa gereği bahis oynatmak suçtur.
İddaatahmin.com hiçbir şekilde illegal bahis oynatmaz ve oynamaya aracılık etmez.

SEO by vBSEO 3.6.0 PL2